RAVENNA; MOZAİKLER ŞEHRİ

Öne çıkan

Ravenna şehri, İtalya’nın kuzey doğusunda bulunan küçük mütevazi bir şehir. Şehrin önemi, İlk Hıristiyan mimari örneklerine sahip olması.. bu kutsal yapıların hemen hepsi  bugün   Unesco dünya mirası listesinde bulunuyor. Bu yapıları değerli kılan önemli bir şey de, Roma Pagan geleneğinde sıklıkla gördüğümüz mozaik sanatının Hıristiyanlık inancını eşi benzeri görülmeyen bir sanatsal anlatıma dönüştürmüş olması. Ayrıca Ravenna’nın hem tarihsel ve hem de sanatsal açıdan öne çıkan tarihi yapıları arasında, Bizans imparatorluğunun da bir zamanlar şehri ele geçirerek, Constantinople şehri ile benzer mimari yapıları kurması olduğunu belirtelim.. Ravenna’daki bu muhteşem mozaikler bugün bu şehrin mozaik şehir olarak adlandırılmasını sağlamış. Ayrıca mozaik sanatının burada yapılan etkinlilerle, seminer, atölye sergi ve bienal çalışmaları ile de güncel hale getirilmesi sağlanmış. Ravenna, halen mozaik sanatının en güzel örneklerine ve çalışmalarına öncülük eden bir şehir..

   Ravenna’nın tarihsel geçmişine bakıldığında önemli bir stratejik konuma sahip olduğu görülüyor. Roma imparatorluğunun zayıflamaya başladığı ve kuzeyden gelen barbar akınlarla giderek sarsılmaya başladığı bir zamanda, Ravenna, o zamanlar sahip olduğu limanı sayesinde başkentliği bir dönem üstlenmiş.. sonrasında ise, şehir  Batı Roma ile Doğu Roma arasında tam sınırda bulunması nedeniyle  Romalılar ile Barbarlar arasındaki mücadelenin de ortasında kalmış.. Ravenna, bir yandan Barbarların     hakimiyet kurması, diğer yandan Doğu Roma imparatorluğu olan Bizans’ın hakim olma istekleri arasında kalmış. Bütün bu mücadeleler içinde giderek yayılan Hıristiyanlık inancı ile birlikte ilk kutsal mimari yapılar da ortaya çıkmış..

   Hıristiyanlığın ilk kutsal mekanları yapılırken, mozaik sanatının bu yapılarda kullanılmasıyla birlikte bugün her birinin Unesco dünya mirası listesine girdiği muhteşem yapılar ortaya çıkmış. Yapılan ilk kiliseler oldukça büyük binalar. Yanlarında şimdiye kadar görmediğim silindir biçimli tuğladan yapılmış üzerinde pencereleri bulunan çan kuleleri bulunuyor. İçlerinde ise Roma kültüründe sıkça gördüğümüz renkli mozaiklerdeki pagan inancına ait çok tanrıların yerini, Hristiyanlık inancını anlatan kutsal metinler almış.  Ayrıca mozaik resimlerde Hristiyanlık uğruna mücadele verirken şehit düşmüş olanlara da yer verilmiş..yine  İsa’nın mucizelerinin anlatıldığı sahneler de yer alıyorlar.  Bu amaçla pek çok sahne arasında, Hıristiyan azizlerin, rahibelerin hikayelerinin de anlatıldığı mozaik resimlerle de karşılaşıyoruz. Yine Ortadoğu’ya ait bitki motiflerine yer verildiğini görüyoruz. Bu kiliseler arasında, The Basilica of Saint Apollinare in Classe kilisesi, mozaik sanatının en etkileyici örneklerinden biri durumunda..en dikkat çeken mozaikler, apsisin içinde yemyeşil çiçeklerle dolu  bir dünyanın ortasında,  duran  Aziz Apollinare ve etrafındaki kuzu simgesiyle İlk Hıristiyanların toplanması ve Hıristiyanlaşması anlatılıyor.  

Ravenna’da mozaikleriyle etkileyici bir başka kilise de, Saint Apollanarie Nouvo kilisesi oluyor.. burası, Barbarlar ile Bizans Roma arasındaki mücadeleye tanıklık etmiş bir saray kilisesi..Kilise Ostrogotların kralı olan Theodorik tarafından yapılır ancak Bizans şehre hakim olunca Bizans kralı Justinianus kilisede düzenlemeler yaparak barbarlara ait izleri siler. İşte bu mücadelenin de mozaiklerde anlatıldığını simgesel olarak görebiliyoruz.  Burası, kilise olarak hem tarihsel olarak önem taşıyor ve hem de mozaik sanatının en güzel örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor.

Kiliselerden sersemlemiş olarak çıkıp kendimizi sokaklara atınca sokak başlarında tabelalara gözümüz takılıyor. Mozaikten yapılma tabela adları ayrıca görülmeye değer … Tabelalarda mozaikten yapılmış tarihi kişilerin adlarına ve resimlerine hayran kalıyoruz. Birden karşımıza Bizans kralı Justinianus ile eşi Theodora’nın mozaik resimleri çıkıyor.. sokaklar sürprizlerle dolu..

  Mozaik sanatının en güzel örneklerini ilk Hristiyan kiliselerinden izlemeye çalışırken, San Vitale kilisesinin görkemli mimarisi ile içindeki muhteşem mozaikleri görmenin öneminden bahsedeceğim.

Ravenna’nın tarihi geçmişinde Romalılar ile barbarlar arasındaki savaşta, Doğu Roma imparatorluğu olan Bizans’ın Ravenna’yı barbarların elinden alarak yeniden Romanın bir eyaleti yapma isteği içinde aldığı biliniyor. Bizanslılar Ravenna’yı alınca burada sekizgen olarak bazilika formunda ilk kilise yapılarından birini inşa etmişler. Yapı, bulunduğu yerde ihtişamla kollarını yana doğru atmış, desteklenmiş payandalarıyla devasa bir görünüm sergiliyor.  Ayrıca dışardan bakıldığında muhteşemliği pek de anlaşılmıyor. Çünkü dışardan siyahlaşmış tuğlalı bir bina olarak görünüyor. Kilise , Roma saray mimarisini örnek alarak yapılmış. Bizans imparatoru Justinianus, yapının bütün malzemelerini ve ustalarını Constantinople’dan getirmiş. Bazilika, mimari yapısı ve içindeki mozaiklerle çok  etkileyici görünüyor…  içine doğru girince dikey bir mimari olduğunu görüyoruz. Kat kat yükselen sütunlar yukarıya doğru çıkıyor ve en tepesinde rengarenk fresklerle dini motiflerin anlatıldığı bir yapıyla karşılaşıyoruz. Başımız yukarılarda hayranlıkla bakakalıp duruyoruz. Her yer tabandan tavana, geometrik desenli mozaiklerle döşenmiş, en çarpıcı olanlar ise, apsisin içindeki  çok değerli mermer ve mozaik süslemeler..Bu mozaikler, bedenselleşme, ölüm ve diriliş yoluyla İsa’nın kurtuluşunu konu ediniyor.  Mozaiklerin bir kısmının altın yaldızlarla yapılmış olması kutsallık düşüncesini ortaya çıkarmak içinmiş..apsisin içinde özellikle kutsal metin anlatıları ile Bizans kral ve kraliçesinin bulunması da önem taşıyor. Duvarın bir tarafta soyluların giydiği mor renkli giysiler içinde diğerlerinden ayırt edilen Justinianus ve korteji duruyor. Karşı tarafta ise, yine mor renkli soylu giysileri içinde Theodora ile nedimeleri bulunuyor. Burada kralların gösterilmesinin nedeni, özellikle Bizans ayinlerinde etkin bir role sahip olmaları nedeniyle cemaatin ruhunu tanrıya yaklaştırmak içinmiş.

San Vitale kilisesinde Bizans kralı Justinianus ile eşi Theodora yani Constantinople kuran Romalılarla, geçmişimizle  tanışıyoruz. İstanbul’da artık görmeyeceğimiz bu anlatıları bu bazilikada görebilmek ve geçmişimizden izleri yakalayabilmek burada bize başka bir kimlik katıyor.

   San Vitale bazilikasının biraz ilerisinde yine Unesco Dünya mirası listesinde yer alan bir başka tarihi anıt, Ravenna’nın geçmişinde bir kadın yönetici olarak tarihe geçmiş ve bilgisi ve mücadelesi ile şehri idari etmiş bir kişilik olan Galla Placidia’nın mozelesi yada gömüldüğü yer oluyor.  Rehberimiz burasının eski bir pagan tapınağı olduğunu söylüyor. Burası da dışarıdan bakıldığında, kahverengi tuğlalardan yapılmış hiç ilgi çekmeyen haç şeklinde bir anıt. Ancak içine girince mozaiklerin ne kadar güzel olduğunu görüyoruz. Muhteşem bir mozaik şemsiyesi altındayız. İçinde rengarenk yıldızlarla dolu alçak bir tavan, etrafında kutsal metinden anlatılar ve yine renkli geometrik desenlerle etkileyici desenleri görüyoruz. Tıpkı Mısırdaki firavun mezarlarının içleri gibi..burada günlerce kalıp bu mozaiklere bakabilirim.

  Ravenna’daki Hıristiyanlığa ait etkileyici dini mozaiklerden bir başkası da, Pispokoposluk müzesinde bulunuyor. Müzede hıristiyan azizlere ait bilgiler, hikayeler ve türlü çeşit kutsal kabul edilen eşyalarla birlikte bir de mozaikli bir şapel odası bulunuyor. Burasının iki parça halinde yapılmış. Biri, çok küçük apsisli bir hücre ile girişte fıçıya benzer şekilde yapılmış üstü eğimli küçük bir oda şeklinde yapılmış. Üstünde ise, mozaik mavi kırmızı sarı yaldızlı kuşlar ve desenler bulunuyor.

 Paleo hıristiyanlık mimari örneklerinden bir başkası da,  Neonian vaftizhanesi..burada da  oldukça etkileyici dini içerikli mozaikler  bulunuyor.  İçeri girince kocama mermer bir havuz olduğunu görüyoruz. Bu dönemde insanların sonradan hıristiyan olmaları nedeniyle büyük insanlara göre yapılmış bir havuz bu.. havuzun tam tepesinde ise, kutsal metinlerdeki vaftiz sahnesinin canlandırıldığını  görüyoruz.

  Ravenna mozaikler şehri olarak çok etkileyici bir şehir. Mozaikleri takip ederken kendimizi kütüphane binasının içinde buluyoruz. Burası bir manastır binası olarak yapılmış sonrasında ise, kütüphaneye dönüştürülmüş ancak içeride tabandaki mozaiklerin geometrik desenleri görülmeye değer.

   Ravenna’da mozaiklerin izinde son durağımız, bir Fransisken kilisesi olan St. Francis kilisesi oluyor. Kilisenin önemi, hemen yakınında mezarı bulunan Dante’nin cenaze törenini burada yapılmış olması. Burada bulunan mozaikler kilisenin daha önce yıkılması nedeniyle kaybolmuş ancak kilise daha sonra yeniden yapılmış. Kilisenin bir de ayazması var. İşte bu ayazmanın tabanında Romalılarda gördüğümüz desenli mozaikleri ve içinde kırmızı sarı balıkları görüyoruz. 

 Ravenna, mozaikler şehrinde, Hıristiyanlar , Roma Pagan kültüründen devraldığı bu mozaik geleneğini yaşatarak mozaiklerin etkileyici gücünü kullanmaya devam etmişler. Hıristiyanlığın dini temalı mozaikleri estetik, sanat ve inanç ile birlikte hala etkileyiciliğini koruyor. 

Kaynak kitaplar: Umberto Eco; Ortaçağ cilt 1

#1001istanbultur # ErkanEseroğlu , #AhmetFaikÖzbilge